28 Temmuz 2012 Cumartesi

Sorular..

Cevaplarını aradığın sorular vardır...
Beyninin içinde neden ? nasıl ? niçin ? diye tekrarlanır durur.Kül rengi bulutların masalsı yolculuğunda sorarsın bu soruları,ya da uzun bir yolda karanlık bir gecede daha ay yeni yeni kendini gösterirken gecenin pusu toprağa değmeden,Bir fikrin,düşüncenin yazıya dökülmeden önceki sancısı gibi dolanır durur beyninde tüm sorular cevapları çok yakında gizlidir bir düş uzağında, karşı dağın yamacında hemen oracıktan geçen bir buluta sorsan bilecek aslında neden? desen belki anlatacak sana,Karşı dağa uzansan ey yüce dağ sen eskilerden eskisin çok uzun geceler gördün her güne doğan güneşleri gördün. Ayın güneş gitsin diyen sabırsızlığını gördün. İnsanları gördün en önemlisi öfkesini yollara vuran öfkesiyle yaşayan dağ ile taş ile dertleşen ey yüce dağ desen nasıl? 
Geçen tüm soruları geceye sorsan o kulak verir sesine çünkü iyi de kötüde siyahın içinde, gecenin siyahı iyiyi de kötüyü de aynı derecede örter iyi hep belli eder kendini parlar karanlıklarda ne kadar zifiri karanlık olsa da ortalık..
Her sabah güneşte doğmuyor mu karanlığa inat,Ve güneş doğmuyor mu cahilliğe,öfkeye inat Doğudan yükselmiyor mu ? 
İşte insanda doğmalı her güne korkuya,acıya,bilmediği sorulara,çözemediği cevaplara,nedenlere,niçinler e, eşitsizliğe..Bir gün başkaldıracak diye tüm insanlar yeniden doğmalı insan her güne inat...